26 Şubat 2016 Cuma

İşe geç gidiyorsanız sorun sizde değil!

Yapılan araştırmalar, çoğumuz açısından işe başlama saatinin doğal vücut saatimize uymadığını gösteriyor. Uzmanlar, bu konuyu dikkate almaları gerektiği konusunda işverenleri uyarıyor.


ABD’deki Washington Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Christopher Barnes’ın yayımladığı bir makalede, uykunun aslında birçok şirketin görmezlikten geldiği “stratejik bir kaynak” olduğu belirtiliyor.


İş saatleri insanların doğal uyku düzeni ile uyumlu hale geldiğinde, daha sağlıklı, az stresli ve daha konsantre oldukları için işlerinde de daha verimli ve yaratıcı olduklarına işaret ediyor Barnes.


Aynı şekilde bunun tersi de doğru. Yani, çalışanlar az uyuduklarında büyük hatalar yapmaları ve iş kazalarına yol açmaları ihtimali de artıyor.


VÜCUT SAATİ


Fakat sorun sadece ne kadar uyuduğunuzla alakadar değil. Sabah 8’de ne kadar verimli olduğunuz sirkadiyen ritim ya da günlük ritim olarak adlandırılan şeyle alakadar.


En ilkel bakteriden insana kadar her organizmanın biyolojik olarak belli bir vücut saati vardır. Bu saat kişiden kişiye farklılık gösterir.


Roenneberg’e göre, birçok şirket, iş saatini, çalışanlarının vücut saatine uymayan 8-9 gibi erken saatlerde başlatıyor.


Bu uyumsuzluk, günün her saatinde verimli olma, e-postalara ve telefonlara cevap verme baskısıyla birleştiğinde “sosyal jetlag” denen durum oluşuyor. Yani vücudun her zaman yanlış zaman diliminde olması hali.


 


Roenneberg, insanların yüzde 70’inin kalkması gereken saatten daha erken kalkmak zorunda olduğunu, yani iyi dinlenmiş ve en verimli halde güne başlamadığını belirtiyor.


ERGENLİKTE SORUN BAŞLIYOR


Oxford Üniversitesi Uyku ve Sirkadiyen Nöroloji Enstitüsü’nden Paul Kelley, insanın vücut saati ile günlük uymaları gereken program arasındaki uyumsuzluğun ergenlik döneminde başladığını söylüyor.


Bu dönemde çoğu insanın vücut saati ileri gitmeye başlıyor. Ortaokul, lise dönemindeki gençler, okula erken başlamaları gerektiği için ortalama üç saat daha erken güne başlarlar.


Bunun sonucunda kronik uyku eksikliği ve bundan kaynaklı konsantrasyon azlığı ortaya çıkar. Bu ise uzun dönemde obezite ve diyabet gibi sağlık sorunlarına neden olabilir.


Kamu sağlığı alanındaki düzenlemelerin bir parçası olarak ABD ve İngiltere’de okula başlama saatleri bazı bölgelerde ileri alınıyor.


İdeal işe başlama saatinin sabah 10 olduğuna inanıyor Kelley. 8’de işe başlamanın mantıklı olmadığını söylüyor.


Performans ölçümlerinin ise işe başlama saatine yönelik önyargılarla değil, çalışma süresi içindeki verimliliğe göre yapılması gerektiğine inanıyor.


UYKU TEŞVİKİ


Roenneberg, Almanya’daki Volkswagen otomobil fabrikası ile TyssenKrup çelik fabrikasında farklı kronotiplerle alakadar (kişinin erkenci mi yoksa geç mi güne başladığını ifade eden kavram) bir araştırma yaptı.


Çalışanların işe başlama saatini vücut saatlerine göre ayarladı. Sabah erken kalkanları sabah vardiyasında, gece geç yatıp sabah geç kalkanları öğlen ve akşam vardiyasında çalıştırdı.


Her iki durumda da iş saatlerini kendi biyolojik vücut saatlerine uyarlayan işçilerin çok daha üretken, sağlıklı ve hem işte hem de kendi zamanlarında daha az yorgun düştükleri görüldü.



İşe geç gidiyorsanız sorun sizde değil!

Mutluluğun sırrı güzel ve sağlıklı gülüşte

Güzel bir yüzün insanların en çok önem verdiği, etkileme ve etkilenme bölgesi olduğunu ifade eden Beker, “Yani önce dişler değil önce güzel yüz, güzel dudaklar ve sonra güzel dişler düşünülmelidir. Hastalarımızı bu şekilde yönlendirirsek Dental SPA dediğimiz dişlerle gelen mutluluğu yakalayabiliriz. Ortaya çıkardığımız bu gülümseyen mükemmel dişler gülmekten korkan gülerken elleriyle ağzını kapatan hastalarımızın bile kendine güvenle özgürce gülmelerini bununla da kalmayarak bu güven duygusu onların kendilerini daha iyi daha mükemmel hissetmelerini sağlayacaktır.” dedi.


“Estetik diş hekimliği; diş, diş eti, kemik, dudak, gülüş harmonisine aslında bir anlamda da yüzün genel görüntüsünü geliştirmeye ve güzelleştirmeye odaklanmaktadır” diyen Diş Hekimi Beker, şöyle konuştu:


“Kişiye özel bu uyumları sağlamak için yapılan uygulamaların başında; lamine ve zirkonyum uygulamaları, direk kompozit bonding uygulamaları, diş beyazlatma, diş etlerinin lazerle estetik düzenlemesi, çene kemiklerine cerrahi işlemler, belirgin olmayan dudakları daha belirgin hale getirmek için dermal dolgu, stres odaklı kadınlarda ve erkeklerde görülen diş sıkma, diş gıcırdatma da botoks muayenesi uygulanmaktadır.


Öncelikle kişisel istekler göz önünde bulundurularak fonksiyon estetik ve doğallığın birleştirildiği en güzel gülüş planlanır. Gülüş tasarımı için ağız yüz ve baş bölgesinde mevcut belli başlı açılar ve oranlar vardır. Bu kurallara göre planlama ve muayene yapıldığında estetik bir görüntü ve altın oranı yakalamak neredeyse garanti olacaktır.


Gülüş tasarımında diş etlerinin simetrisi paralelliği ve estetik oranların gerektirdiği ölçüde görünmesi temel bir prensiptir. Bazı bireyler özellikle güldükleri zaman diş etinin çok fazla görünmesi veya dişlerinin kısa görünmesinden şikâyetçidirler. Gummy-smile olarak adlandırılan bu vakalar basit bir diş eti şekillendirme harekâtı, lazer , botoks ile muayene edilebilmekte.


Herhangi bir şekilde aşınmış, kırık, çürük ve renk değiştirmiş dişlerde, çapraşık, formunu kaybetmiş dişlerde birçok uygulama yapılmakta. Bunların içinde kompozit dolgu, porselen laminate veneerler , zirkonyum gibi muayene yöntemlerini sayabiliriz. Estetik uygulamalara ek olarak cerrahi ve ortodontik muayenelere de ihtiyaç duyulabilir. Çene kemiğinde herhangi bir nedenle erime veya çökmelere bağlı olarak oluşan diş kayıplarını önlemede, diş eti çekilmelerinde, diş eti hastalıklarında en son yenilik lazer ve PRF uygulamasıdır. Hastanın kendi kanından elde edilen materyal ile yapılan bu muayene çok başarılı sonuçlar vermektedir.”


İmplant muayenesi de bir alternatif


Diş eksikliği muayenesinde bilinen bir diğer yöntemin de implant uygulaması olduğunu kaydeden Beker, “Günümüzde yeni ve teknolojik aletler sebebiyle artık çok daha kolay, ağrısız hızlı bir şekilde yapılabilmektedir. Üst çenesinde diş eksiği olan kişilerde bazen maxiller sinüs dediğimiz boşluklar yer çekimine bağlı olarak aşağı doğru sarkar. Bu sarkma sonucu çene kemiklerinde erimeler olur. Kemikler eridikçe eksik diş bölgesine implant uygulanacak yeterli kalınlıkta kemik kalmaz. Böyle durumlarda sinüs cerrahisi yapılarak sarkmış olan sinüs tabanı yukarı kaldırılır. Ve implant için gerekli olan kemik desteği elde edilir. Sinüs lifti sebebiyle eksik olan kemik dokusu oluşturulur. Ve kişiye implant uygulama şansını elde etmiş oluruz. Sonuç olarak biz diş hekimleri öncelikle hastalarımızı daha renkli, huzurlu bir ortamda karşılamalıyız. Onları muayene sürecinde tanımalı ve onların beklentilerini anlamalıyız.


Unutulmamalıdır ki, her bireye uygulanması gereken muayene farklıdır. Burada hastalarımızın özel zevkleri, sosyo-ekonomik düzeyi, mesleki faktörler vb. gibi birçok konu incelenmelidir. Hastasının hoş ve çekici olarak algılayacağı bir gülüş tasarlamalı ve kusurlu olan görüntüyü düzeltmelidir. Amacı hasta açısından estetik yönden kabul edilebilir ve biyolojik açıdan uyumlu bir diş dizisi meydana getirmektir” şeklinde konuştu.


Kaynak : İHA



Mutluluğun sırrı güzel ve sağlıklı gülüşte

24 Şubat 2016 Çarşamba

"Üst Akıl" kitabı raflarda yerini aldı

Gazeteci-Yazar Murat Akan kanatından kaleme alınan “Derin İktidarın Küresel Efendileri: Üst Akıl” isimli kitap, Tanzimat’tan günümüze kadar Türk/İslam coğrafyası üzerinde yürütülen Küresel harekâtları belgeleri ve örnekleriyle ifşa ediyor. Kitap, tarihin arka planına dikkat çekerek iki asır önce yaşanan siyasi olaylarla günümüzde yaşanan siyasi olayların birbirleriyle olan ilginç benzerliklerini ortaya koyuyor.


“Üst Akıl” kavramının soyut bir kelime olmadığının altını çizen yazar Murat Akan, bunun özellikle Suriye meselesinde ABD, Batı ve Rusya ittifakıyla gün yüzüne çıktığını vurguluyor. Yazara göre, dün ‘hasta adam’ Osmanlı’nın güçlenip ihtişamlı günlerine dönmemesi için yapılan palanlarla, bugün güçlü bir Türkiye’nin önünü kesmek için Ortadoğu’da uygulanan palanlar aynı aklın ürünü. İki asırdan beri Türk/İslam coğrafyasında yürütülen harekâtların adeta birbirlerinin kopyası olduğunu vurgulayan yazar, dün Osmanlı’yı parçalamak için Batı ve politik Siyonist ittifakı ile oluşan Üst Aklın, bu gün de Türkiye’nin küresel bir aktör olmaması için Batı ve Neocon ittifakıyla sürdürüldüğünü dile getiriyor.


1839 Tanzimat süreciyle başlayan Türkiye üzerindeki toplumsal mühendislik hareketlerinin ve günümüze kadar yaşanan derin iktidar mücadelesinin bir bütün olarak ele alındığı kitapta; şimdiye kadar isminden pek söz edilmeyen “Alliance Israelite Universele” isimli küresel bir ‘eğitim’ teşkilatının Osmanlı’yı parçalamak için yapmış olduğu gizli hareketleri ve yetiştirdiği öğrencileri nasıl  Müslüman ülkelerin başına geçirdiği örnekleriyle anlatılıyor. Kitabın en büyük özelliğinden biri, iki asırlık bir tarihi süreci kesintisiz olarak günümüze kadar getirebilmesi ve bu tarih süreci içerisinde yapılan tüm harekâtların aslında birbirinin kopyası olduğunu belgelemesi…


Kitabın diğer konuları arasında; ilk paralel devlet yapılanması, Osmanlı’daki ilk muhalif harekete finansal destek sağlayan Rothschild ailesinin kara para imparatorluğu Oppenheim firması, İngilizlerin “Doğu’nun Sesi” dedikleri büyükelçileri Lord Stratford Canning’in Osmanlı’da kurduğu ilk gizli teşkilat, Osmanlı sarayında cirit atan Carbonari ajanları, Üst Aklın “oryantalist” adı altında Osmanlı’ya gönderdiği casuslar, İttihat ve Terakki Cemiyeti içerisindeki Yahudi/Mason Cephe, Recep Tayyip Erdoğan ile Sultan Abdulhamid arasındaki benzerlikler, Üst Aklın Tayyip Erdoğan harekâtı ve 1982 yılında hazırlanan ve Ortadoğu’yu tıpkı bugünkü şekliyle parçalamayı öngören İsrailli Diplomat Oded Yinon Planı’nın ayrıntıları gibi konular yer alıyor. Hayat Yayınlarından çıkacak kitap, haftaya okuyucularıyla buluşacak.



"Üst Akıl" kitabı raflarda yerini aldı

21 Şubat 2016 Pazar

PHP Yazılım Uzmanı Aramak ya da Olmak

Yazılım dünyasında bildiğiniz üzere bir çok dil bulunmaktadır. Bu diller kullanım yerine göre çeşitlilik ve mantığında farklılık gerektirir. Hardware (donanım) için yazılan diller farklıdır, donanımı çalıştırmak için yazılan diller farklıdır. Bir de websitesi ya da web tabanlı çalışan diller bulunmaktadır. Bunların en bilineni ve en yaygın olarak kullanılanı şüphesiz ki PHP dilidir. Sebebi ise PHP’nin açık kaynak kodlu olması, facebook tarafından geliştirilmesine katkı sağlanması ve piyasada oldukça ücretsiz veya ücretli kaynak bulunabilmesidir. Özelliklede PHP Yazılım Uzmanı arıyorsanız oldukça fazla kişi bulabilirsiniz. Fakat uzman ararken amatör kişilere de rastlamanız mümkün.


Bir websitesi yaptıracaksınız ya da web’den çalışan bir sistem yaptıracaksınız. Buna kararınızı verdiniz. Daha sonra da PHP yazılım dilini kullanmaya karar verdiyseniz tek yapmanız gereken internete girip php yazılım uzmanı diye arama yapmanız gerekir. Çıkan sonuçlardan referansları iyi olan arkadaşları bulup, ne işler yaptıklarına bakmak ve nasıl çalışmalar yaptıklarını incelemeniz gerekir. İyi işler iyi projelerde bulunmuş ve belli bir alanda uzmanlaşmış kişiler ile çalışabilirsiniz.


PHP ile yazılım geliştirmeye meraklı da olabilirsiniz. Eğer yazılım, websitesi, kompleks yapılar olan sistemler geliştirmek istiyorsanız sizin için en iyi dil php olacaktır Yukarıda da bahsettiğimiz gibi neden php dediğimizde sorularınıza yanıt bulabilirsiniz. Kendiniz de bir php yazılım uzmanı olmak istiyorsanız çok çalışıp çabalamanız ve çok iyi araştırmanız gerekiyor. PHP konusunda birçok kaynak internetten ücretsiz bulabilirsiniz. Hatta videolarını izleyip öğrenebilirsiniz. Yazılım geliştirme konusunda hevesliyseniz ve bir yerlerden başlamak istiyorsanız size tavsiyem kesinlikle PHP’yi tercih etmeniz. İlk başlayacağınız nokta html dilini öğrenmek olacaktır. Çünkü arayüz ile yapılacak temel taş HTML’dir. Daha sonra CSS’yi de öğrenip, javascript ile devam etmelisiniz. Burada devreye jQuery’de girmektedir. Bu 3 ana temel dili öğrenmeniz kısa sürer çünkü bunlar PHP kadar geniş değil. Tanımlama yaparsak html, css, jquery bunlar soft yapı, PHP hard yapıdır.


Evet, websitesi ya da web tabanlı bir yazılım geliştirmek istiyorsanız ya da yaptırmak istiyorsanız size naçizane tavsiyemiz PHP yazılım uzmanı bulup ya da olup bu işe dalmanız olacaktır.



PHP Yazılım Uzmanı Aramak ya da Olmak

12 Şubat 2016 Cuma

Ülkemizde süregelen büyük hobi fuarı

Bitmeyen hobi fuarı


Boş zamanlarınızda yaptığınız elişlerinizi, uğraşlarınızı, bir takım tuhafiye ürünlerinizi ya da diğer hobilerinizi sergileyebileceğiniz hobi fuarı bu yıl dünyada ilk defa İstanbul’da açıldı. Fuara ilgi büyüktü. Herkesin kendinden bir parça şey bulduğu ve hoş bir zaman geçirdiği fuar 4 gün boyunca ziyaretçilere kucak açtı. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşen fuara, elişi ve hobi dünyasının önde gelen sanatçıları, tasarımcı ve eğitmenleri katıldı.


Dünyada ilk defa İstanbul’da düzenlenmesi fuarın ne anlama geldiğini anlamak için araştırmamıza neden oldu. Hobi fuarı, amatör el sanatına ilgi duyanların, ürünlerini satmak isteyenlerle bir araya gelmesini sağlıyor. Çok farklı kesimlere hitap eden fuarda birçok dünya ülkesi de kendi el sanatlarını göstermek ve kültür alışverişi yapmak adına ülkelerini temsil ediyor.


Yerli tasarımcılar atölye çalışmaları, seminer ve defileler düzenliyor. Ziyaretçilere ebru sanatı, takı tasarım, iğne oyası, örgü, el nakışı, elde sabun yapımı, dantel örgüsü, kağıt katlama sanatı (ikebana) ve nakış gibi birbirinden eğlenceli konularda uygulamalı ders veriliyor. İnsanlar fuarı gezerken çok keyifli zaman geçirdiklerini söylüyorlar.



Ülkemizde süregelen büyük hobi fuarı